Prof. Dr. Mehmet ArhanProf. Dr. Mehmet Arhanİç Hastalıkları ve Gastroenteroloji

Pankreas Kisti Nedir? Belirtileri, Çeşitleri, Takibi, Tedavisi

Pankreas Kisti Nedir? Belirtileri, Çeşitleri, Takibi, Tedavisi

Pankreas Kisti Nedir?

Pankreas kisti, pankreasın içinde veya çevresinde gelişen, sıvı içeren ya da sıvı ve katı bileşenleri birlikte barındırabilen kistik bir oluşumdur. Pankreas kistleri tek bir hastalık değildir. Bazıları pankreatit sonrasında ortaya çıkan ve kansere dönüşmeyen psödokistler iken, bazıları zaman içerisinde kötü huylu tümöre dönüşme potansiyeli taşıyan müsinöz kistik neoplazmlar (MCN) veya intraduktal papiller müsinöz neoplazmlar (IPMN) olabilir.

Bu nedenle bir görüntüleme raporunda “pankreas kisti” ifadesinin bulunması tek başına kanser anlamına gelmez.

Hatta pankreas kistlerinin önemli bir bölümü başka bir nedenle yapılan ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) incelemesi sırasında tesadüfen saptanır. Görüntüleme teknolojilerinin gelişmesiyle pankreas kistlerinin fark edilme sıklığı da belirgin şekilde artmıştır. Özellikle MR incelemelerinde tesadüfi pankreas kistlerinin sanılandan çok daha yaygın olduğu bildirilmektedir.

Buradaki en önemli nokta şudur:

Pankreas kistinde asıl soru “kist var mı?” değil, “bu kist hangi türde ve kanser açısından ne kadar riskli?” sorusudur.

Bu ayrım yapıldıktan sonra hastanın ameliyat mı, endoskopik tedavi mi yoksa yalnızca görüntüleme ile takip mi gerektirdiği belirlenir.

Pankreas Kisti Tehlikeli midir?

Her pankreas kisti tehlikeli değildir. Bazı kistler tamamen iyi huyludur ve kanserleşme riski taşımaz. Bazıları ise kanser öncüsü kabul edilir ve uzun süreli takip veya uygun hastalarda cerrahi tedavi gerektirebilir.

Kabaca şu şekilde düşünülebilir:

  • Psödokist: Pankreatit veya travma sonrası gelişir; kanser öncüsü değildir.
  • Seröz kistik neoplazm (SCN): Genellikle iyi huyludur ve malign dönüşüm son derece nadirdir.
  • MCN: Kanser öncüsü potansiyel taşıyan müsinöz bir lezyondur.
  • IPMN: Bazı tiplerinde yüksek dereceli displazi veya invaziv kanser gelişme riski bulunur.
  • Solid psödopapiller neoplazm (SPN): Kistik görünüme sahip olabilen nadir bir pankreas tümörüdür ve malign potansiyel taşıyabilir.

Dolayısıyla yalnızca kistin boyutuna bakarak “iyi huylu” veya “kanser” şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Kistin pankreas kanalıyla ilişkisi, duvar özellikleri, mural nodül veya solid komponent bulunup bulunmadığı, büyüme hızı ve hastanın klinik özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Pankreas Kisti Neden Oluşur?

Pankreas kistlerinin oluşum nedeni kistin türüne göre değişir.

Pankreatit ve psödokistler

Akut veya kronik pankreatit, pankreas çevresinde sıvı birikmesine ve zaman içerisinde psödokist oluşmasına neden olabilir. Safra taşları, yoğun alkol kullanımı, bazı metabolik durumlar ve daha nadiren travma pankreatite yol açarak psödokist gelişimine zemin hazırlayabilir.

Neoplastik pankreas kistleri

MCN, IPMN ve seröz kistik neoplazm gibi oluşumlar ise pankreas hücrelerinde meydana gelen tümöral değişiklikler sonucunda gelişir. Bunların ortaya çıkmasında yaş, genetik özellikler ve hücresel değişiklikler rol oynayabilir.

Ancak önemli bir nokta vardır: Pankreas kisti bulunan her kişide belirgin bir neden veya risk faktörü bulunması beklenmez. Birçok kist tamamen tesadüfi olarak saptanabilir.

Pankreas Kisti Belirtileri Nelerdir?

Pankreas kistlerinin önemli bir kısmı hiçbir belirtiye neden olmaz. Özellikle küçük ve düşük riskli kistler başka bir hastalık nedeniyle yapılan görüntüleme sırasında fark edilir.

Belirti ortaya çıktığında ise kistin boyutu, pankreastaki konumu ve çevre yapılara yaptığı baskı önemlidir.

Olası belirtiler şunlardır:

  • Üst karın bölgesinde ağrı
  • Sırta yayılan karın ağrısı
  • Yemeklerden sonra artan rahatsızlık veya dolgunluk
  • Erken doyma
  • Bulantı ve kusma
  • İştahsızlık
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Tekrarlayan akut pankreatit atakları
  • Sarılık
  • Koyu renkli idrar ve açık renkli dışkı
  • Yeni başlayan veya kontrolü bozulan diyabet
  • Enfeksiyon gelişmesi durumunda ateş ve genel durum bozukluğu

Özellikle sarılık, açıklanamayan kilo kaybı, yeni başlayan pankreatit veya görüntülemede yeni bir solid komponent saptanması daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Pankreas Kisti Çeşitleri Nelerdir?

Pankreas kistlerini değerlendirirken önce bunların neoplastik olmayan kistler ve kistik tümörler/neoplazmlar şeklinde ayrılması yararlıdır.

1. Pankreas Psödokisti

Psödokist, gerçek bir tümör değildir. Genellikle akut veya kronik pankreatit sonrasında pankreas sıvısının çevre dokularda birikmesi ve zaman içerisinde kapsüllü bir yapı oluşturmasıyla meydana gelir.

“Yalancı kist” olarak adlandırılmasının nedeni, gerçek kistlerde bulunan özel epitel döşemesinin psödokist duvarında bulunmamasıdır.

Psödokistler kansere dönüşmez.

Küçük, belirti vermeyen ve komplikasyon geliştirmeyen psödokistler çoğu zaman gözlem altında tutulabilir. Ancak enfeksiyon, kanama, devam eden ağrı, mide veya bağırsaklara bası, safra yolu tıkanıklığı ya da büyümeye devam etme gibi durumlarda drenaj veya başka bir girişim gerekebilir.

Uygun hastalarda endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde drenaj, cerrahiye göre daha az invaziv bir tedavi seçeneği olabilir.

2. Seröz Kistik Neoplazm (SCN)

Seröz kistik neoplazmlar çoğunlukla iyi huylu pankreas tümörleridir. Çok sayıda küçük kistçikten oluşan “bal peteği” görünümü gösterebilirler.

Genellikle ileri yaşlarda, özellikle kadınlarda görülür.

Tanı güvenilir şekilde konulmuş, küçük ve belirti oluşturmayan seröz kistik neoplazmlarda çoğu zaman ameliyat gerekmez. Buna karşılık büyük boyutlu, belirti oluşturan veya tanısı konusunda belirsizlik bulunan lezyonlarda cerrahi gündeme gelebilir.

Burada önemli olan nokta, seröz kistik neoplazmın başka bir müsinöz kist ile karıştırılmamasıdır.

3. Müsinöz Kistik Neoplazm (MCN)

MCN, pankreasın kanser öncüsü potansiyel taşıyan kistik tümörlerinden biridir.

Çoğunlukla kadınlarda görülür ve pankreasın gövde veya kuyruk bölümünde yerleşir. Genellikle ana pankreas kanalıyla doğrudan bağlantı göstermez.

MCN'nin içinde düşük dereceli değişikliklerden yüksek dereceli displaziye ve invaziv kansere kadar farklı patolojik tablolar bulunabilir.

Ancak “MCN saptanan herkes ameliyat edilir” şeklindeki yaklaşım günümüzde fazla genelleyicidir. Avrupa kılavuzlarında, örneğin 40 mm'den büyük MCN'ler, semptomatik lezyonlar veya mural nodül gibi risk özellikleri taşıyan oluşumlar cerrahi açısından değerlendirilirken; daha küçük ve risk bulgusu olmayan bazı MCN'lerde yakın görüntüleme takibi seçilebilir.

Bu nedenle cerrahi kararı; kistin boyutu, iç yapısı, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, cerrahi riski ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

4. İntraduktal Papiller Müsinöz Neoplazm (IPMN)

IPMN, pankreas kanallarını döşeyen hücrelerden gelişen ve müsin üreten kistik bir neoplazmdır.

IPMN'nin en önemli özelliği, pankreas kanalıyla ilişkili olmasıdır.

Üç temel gruptan söz edilir:

  • Ana kanal IPMN'si
  • Yan dal IPMN'si
  • Mikst tip IPMN

Ana kanal veya mikst tip IPMN, daha yüksek malignite riski nedeniyle özellikle dikkatli değerlendirilir.

Yan dal IPMN'lerin önemli bir bölümü ise yüksek riskli özellik taşımıyorsa cerrahi yerine düzenli görüntüleme ile takip edilebilir.

5. Solid Psödopapiller Neoplazm (SPN)

SPN, klasik anlamda “pankreas kisti” değildir. Ancak görüntülemede hem solid hem kistik alanlar içerebildiği için kistik pankreas lezyonlarının ayırıcı tanısında yer alır.

Daha çok genç kadınlarda görülür ve düşük dereceli malign potansiyel taşıyabilir.

Uygun hastalarda temel tedavi cerrahi olarak tamamen çıkarılmasıdır. Cerrahi sonrası prognoz genellikle iyidir.

Pankreas Kisti Nasıl Teşhis Edilir?

Pankreas kistinin tanısında amaç yalnızca kisti görmek değil, hangi kist türü olduğunu ve malignite açısından risk taşıyıp taşımadığını belirlemektir.

Ultrasonografi

Karın ultrasonografisi bazı pankreas kistlerini gösterebilir. Ancak pankreasın mide ve bağırsakların arkasında yer alması nedeniyle görüntüleme kalitesi kişiden kişiye değişebilir.

Bu nedenle ultrasonografide saptanan bir pankreas kisti çoğu zaman daha ayrıntılı bir yöntemle incelenir.

Bilgisayarlı Tomografi

BT; kistin boyutunu, yerleşimini, kalsifikasyonlarını, çevre dokularla ilişkisini ve bazı solid bileşenlerini değerlendirmede yararlıdır.

Acil durumlarda ve pankreatit gibi tabloların değerlendirilmesinde de önemli bir görüntüleme yöntemidir.

Manyetik Rezonans ve MRCP

MR/MRCP, pankreas kistlerinin değerlendirilmesinde en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.

MRCP sayesinde pankreas kanallarının yapısı ve kistin ana pankreas kanalıyla ilişkisi daha ayrıntılı şekilde incelenebilir.

Özellikle IPMN şüphesinde kanal-kist ilişkisinin gösterilmesi tedavi kararında önemli rol oynar.

Endoskopik Ultrasonografi (EUS)

EUS, endoskop ucundaki ultrason probunun pankreasa çok yakın mesafeden görüntüleme yapmasını sağlar.

Kistin duvarı, septaları, mural nodülleri ve solid alanları ayrıntılı şekilde değerlendirilebilir.

Gerekli görülen hastalarda EUS sırasında kist sıvısından örnek alınarak CEA, amilaz ve sitolojik inceleme yapılabilir.

Ancak kist sıvısındaki belirteçler tek başına “kanser var” veya “kanser yok” şeklinde kesin tanı koydurmaz. Sonuçlar görüntüleme ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

Pankreas Kisti Takibi Nasıl Yapılır?

Pankreas kisti takip programı herkeste aynı değildir.

Takip kararı verilirken şu özellikler dikkate alınır:

  • Kistin çapı
  • Kistin türü
  • Ana pankreas kanalıyla ilişkisi
  • Kist duvarının yapısı
  • Mural nodül veya solid komponent bulunması
  • Kistin büyüme hızı
  • Sarılık veya pankreatit gibi belirtilerin bulunması
  • CA 19-9 gibi bazı laboratuvar bulguları
  • Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
  • Hastanın cerrahiye uygun olup olmadığı

Örneğin AGA, 3 cm'den küçük, solid komponenti ve genişlemiş ana pankreas kanalı bulunmayan bazı kistlerde MR ile bir yıl sonra, ardından iki yılda bir takip yaklaşımını önermektedir. Ancak farklı uluslararası kılavuzların takip algoritmaları aynı değildir.

Bu nedenle internette bulunan “1 cm kist şu kadar ayda bir, 2 cm kist şu kadar ayda bir takip edilir” gibi tek tip tablolar her hasta için doğru kabul edilmemelidir.

IPMN'de Hangi Bulgular Riskli Kabul Edilir?

Güncel Kyoto yaklaşımı IPMN değerlendirmesinde yüksek risk stigmaları (high-risk stigmata) ile endişe verici bulguları (worrisome features) birbirinden ayırmaktadır.

Yüksek riskli bulgular

Özellikle aşağıdaki özellikler cerrahi değerlendirme açısından önemlidir:

  • Pankreas başındaki kistik lezyonla ilişkili obstrüktif sarılık
  • Kontrastlanan ≥5 mm mural nodül veya solid komponent
  • Ana pankreas kanalının ≥10 mm genişlemesi
  • Şüpheli veya pozitif sitoloji

Bu bulguların bulunması otomatik olarak “kesin kanser” anlamına gelmez. Ancak malignite riskini ciddi biçimde artırabileceği için deneyimli bir multidisipliner ekip tarafından değerlendirme gerektirir.

Endişe verici bulgular

IPMN'de aşağıdaki özellikler ileri değerlendirme gerektirebilir:

  • Kist çapının ≥3 cm olması
  • 5 mm'den küçük kontrastlanan mural nodül
  • Kalınlaşmış veya kontrastlanan kist duvarı
  • Ana pankreas kanalının 5–10 mm arasında genişlemesi
  • Akut pankreatit
  • CA 19-9 yüksekliği
  • Yeni başlayan veya son dönemde belirgin şekilde kötüleşen diyabet
  • Pankreas kanalında ani çap değişikliği ve distal pankreas atrofisi
  • Bölgesel lenf nodu büyümesi
  • Kistin yılda yaklaşık ≥2,5 mm büyümesi

Bu bulguların her biri tek başına ameliyat anlamına gelmez. Hastanın bütün klinik tablosu değerlendirilmelidir.

Pankreas Kisti Kanser Yapar mı?

Bazı pankreas kistlerinin kanserleşme potansiyeli vardır; ancak pankreas kisti saptanması pankreas kanseri olduğu anlamına gelmez.

Kanser riski özellikle müsin üreten neoplastik kistlerde önem kazanır.

MCN ve IPMN bu açıdan en fazla dikkat gerektiren gruplar arasındadır. Buna karşılık psödokist ve tipik seröz kistik neoplazmlar aynı kanserleşme riskine sahip değildir.

Risk değerlendirmesinde yalnızca “kaç santim?” sorusuna odaklanmak da yeterli değildir. Kistin içindeki nodül, ana pankreas kanalının çapı, kistin büyüme hızı ve klinik belirtiler çoğu zaman boyut kadar önemlidir.

Pankreas Kisti Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Pankreas kisti bulunan herkesin ameliyat edilmesi gerekmez.

Cerrahi kararının temel amacı iki riski dengelemektir:

Bir tarafta kistin ileride kansere dönüşme ihtimali, diğer tarafta pankreas ameliyatının oluşturabileceği riskler vardır.

Pankreas cerrahisi önemli ve deneyim gerektiren operasyonlardır. Bu nedenle gereksiz cerrahiden kaçınmak kadar, yüksek riskli bir kisti gereğinden fazla izlememek de önemlidir.

Cerrahi değerlendirmeyi güçlendiren başlıca durumlar şunlardır:

  • Obstrüktif sarılık
  • Belirgin mural nodül veya solid komponent
  • Ana pankreas kanalında ileri derecede genişleme
  • Şüpheli/pozitif sitoloji
  • Yüksek riskli IPMN
  • Riskli veya büyük MCN
  • Belirgin semptom oluşturan bazı kistik neoplazmlar
  • Görüntüleme sırasında kötü huylu tümör şüphesini artıran değişiklikler

Cerrahi kararı mümkün olduğunda pankreas konusunda deneyimli merkezlerde multidisipliner değerlendirme ile verilmelidir. AGA da pankreas kisti nedeniyle cerrahi düşünülen hastaların deneyimli pankreas cerrahisi merkezlerine yönlendirilmesini önermektedir.

Pankreas Kisti Ameliyatında Hangi Cerrahiler Yapılır?

Kistin pankreastaki konumuna ve türüne göre farklı ameliyatlar uygulanabilir.

Whipple ameliyatı

Pankreasın başında yerleşen ve cerrahi gerektiren bazı lezyonlarda pankreatikoduodenektomi (Whipple ameliyatı) uygulanabilir.

Distal pankreatektomi

Pankreasın gövde veya kuyruk kısmındaki bazı lezyonlarda pankreasın bu bölümlerinin çıkarılması için distal pankreatektomi yapılabilir. Bazı hastalarda dalak da operasyon sırasında çıkarılabilir.

Diğer cerrahi seçenekler

Seçilmiş hastalarda santral pankreatektomi veya enükleasyon gibi daha sınırlı cerrahi yöntemler de değerlendirilebilir.

Ameliyatın açık, laparoskopik veya robotik yöntemle yapılması ise hastanın durumuna, lezyonun özelliklerine ve cerrahinin kapsamına göre belirlenir.

Pankreas Kisti Kendiliğinden Geçer mi?

Bu sorunun cevabı kistin türüne bağlıdır.

Pankreatit sonrasında oluşan bazı psödokistler zaman içerisinde küçülebilir veya tamamen gerileyebilir. Bu nedenle komplikasyon göstermeyen her psödokist için hemen drenaj veya ameliyat yapılması gerekmez.

Buna karşılık MCN ve IPMN gibi tümöral kistik oluşumların “kendiliğinden geçmesi” beklenmez.

Seröz kistik neoplazmlar da genellikle tamamen ortadan kaybolmaz; ancak iyi huylu davranış gösterdiklerinden birçok hastada yalnızca izlem yeterli olabilir.

Bu nedenle görüntüleme raporunda “pankreas kisti” yazıyorsa, kendi kendine geçmesini beklemek yerine önce kistin türünün belirlenmesi gerekir.

Pankreas Kisti Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Her pankreas kisti tedavi edilmek zorunda değildir.

Örneğin düşük riskli bir kistin takip edilmesi, “tedavisiz bırakılması” anlamına gelmez. Aktif izlem de bir tedavi stratejisidir.

Bununla birlikte takip edilmesi gereken bir IPMN veya MCN'nin kontrollerinin uzun süre ihmal edilmesi, zaman içerisinde ortaya çıkabilecek riskli değişikliklerin geç fark edilmesine neden olabilir.

Büyük veya komplikasyon gelişmiş kistler ise çevre yapılara baskı, safra yolu tıkanıklığı, tekrarlayan pankreatit, enfeksiyon veya kanama gibi sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle pankreas kisti bulunan kişinin görüntüleme kontrollerini ve doktor tarafından belirlenen takip planını aksatmaması önemlidir.

Pankreas Kisti İçin Hangi Doktora Gidilir?

Pankreas kisti değerlendirmesinde genellikle gastroenteroloji uzmanı ilk başvuru noktalarından biridir.

Kistin cerrahi açıdan riskli bulunması halinde genel cerrahi/pankreas cerrahisi uzmanı değerlendirmeye dahil olur. Gerektiğinde radyoloji, patoloji ve medikal onkoloji uzmanlarının da bulunduğu multidisipliner bir ekip karar sürecine katılabilir.

Özellikle cerrahi ihtimali bulunan karmaşık pankreas kistlerinde deneyimli bir merkezde değerlendirilmek önemlidir.

Pankreas Kisti Olanlar Nelere Dikkat Etmeli?

Pankreas kisti tanısı alan bir kişinin öncelikle paniğe kapılmaması gerekir. “Pankreas kisti” ifadesi tek başına kanser tanısı değildir.

Bunun yerine şu soruların yanıtları netleştirilmelidir:

  1. Kistin türü nedir?
  2. Kist pankreas kanalına bağlı mı?
  3. Boyutu kaç milimetre veya santimetredir?
  4. İçinde mural nodül veya solid alan var mı?
  5. Ana pankreas kanalı genişlemiş mi?
  6. Önceki görüntülemelere göre büyüme var mı?
  7. EUS gerekli mi?
  8. Takip aralığı ne kadar olmalı?
  9. Cerrahi değerlendirme gerekiyor mu?
  10. Bu soruların yanıtları, “pankreas kisti var” bilgisinden çok daha değerlidir.

Pankreas Kisti Hakkında Sık Sorulan Sorular

Pankreas kisti kanser midir?

Hayır. Pankreas kistlerinin tamamı kanser değildir. Bazıları iyi huylu, bazıları ise kanser öncüsü potansiyel taşıyan kistik lezyonlardır.

2 cm pankreas kisti tehlikeli midir?

Kistin yalnızca 2 cm olması tek başına tehlikeli olduğu veya olmadığı anlamına gelmez. Kistin türü, kanal bağlantısı, iç yapısı ve büyüme hızı birlikte değerlendirilmelidir.

3 cm pankreas kisti kanser midir?

Hayır. 3 cm olması kanser tanısı koydurmaz. Ancak özellikle IPMN gibi bazı kistlerde 3 cm ve üzeri boyut, ileri değerlendirme gerektiren önemli bir risk özelliğidir.

Pankreas kisti ameliyat gerektirir mi?

Her pankreas kisti ameliyat gerektirmez. Düşük riskli kistler izlenebilir. Yüksek riskli özellikler taşıyan veya belirli tümör tiplerinde cerrahi önerilebilir.

Pankreas kisti için MR mı, BT mi daha iyi?

Her iki yöntem de farklı bilgiler sağlar. MR/MRCP özellikle kistin pankreas kanalıyla ilişkisini ve iç yapısını değerlendirmede çok değerlidir. BT ise kalsifikasyonlar, çevre dokular ve bazı anatomik ayrıntılar açısından yararlı olabilir.

EUS nedir ve pankreas kistinde neden yapılır?

EUS, endoskopik ultrasonografidir. Pankreasa çok yakın mesafeden yüksek çözünürlüklü görüntüleme yapılmasını sağlar. Gerekli hastalarda kist sıvısından örnek alınmasına da olanak verebilir.

Pankreas kisti kendiliğinden yok olur mu?

Pankreatit sonrası oluşan bazı psödokistler zaman içerisinde gerileyebilir. Ancak tümöral kistlerin kendiliğinden kaybolması beklenmez.

Pankreas kisti olan herkes ömür boyu takip edilir mi?

Hayır. Takip süresi kistin türüne ve hastanın cerrahiye uygunluğuna göre değişir. Örneğin AGA bazı düşük riskli kistlerde beş yıllık stabilite sonrasında izlemin sonlandırılmasını değerlendirebilirken, Avrupa ve Kyoto yaklaşımlarında özellikle IPMN için daha uzun, hatta cerrahiye uygun hastalarda ömür boyu takip önerileri bulunmaktadır.

Sonuç: Pankreas Kistinde En Önemli Konu Doğru Sınıflandırmadır

Pankreas kisti tanısı, tek başına bir hastalık veya kanser tanısı değildir. Pankreas kistlerinin bir bölümü tamamen iyi huylu iken, bazı kistler zaman içerisinde kansere dönüşebilecek değişiklikler taşıyabilir.

Bu nedenle doğru yaklaşım, kistin yalnızca boyutuna bakmak yerine kist tipini, pankreas kanalıyla ilişkisini, iç yapısını, mural nodül veya solid komponent varlığını, büyüme hızını ve hastanın klinik özelliklerini birlikte değerlendirmektir.

MR/MRCP, BT ve gerektiğinde EUS bu değerlendirme sürecinin temel araçlarıdır. Tedavi; basit bir görüntüleme takibinden EUS eşliğinde drenaja veya pankreas cerrahisine kadar geniş bir yelpazede planlanabilir.

Özellikle IPMN ve MCN gibi kanser öncüsü potansiyel taşıyan kistik lezyonlarda düzenli takip, riskli değişikliklerin erken yakalanması açısından önemlidir. Güncel uluslararası kılavuzlar da pankreas kistlerinin yönetiminin tek bir ölçüm veya tek bir kritere göre değil, hastanın bireysel risk profiline göre yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Kısacası: Pankreas kisti görüldüğünde önemli olan korkmak değil, kistin ne olduğunu doğru belirlemektir.

Prof. Dr. Mehmet ArhanProf. Dr. Mehmet Arhanİç Hastalıkları ve Gastroenteroloji
+90505 333 12 13
+90505 333 12 13